 |
| Al Bayrak |  |
| Atatürk |  |
| İlker Başbuğ |  |
| Rauf Denktaş |  |
| Bekir Akoğul |  |
| Açık Mektuplar |  |
| İçerik |  |
| Fikir Yazıları |  |
| Ülkücü Kalemler |  |
|
Ahmet YılmazBekir AkoğulÖzgür ÇelikRecep KüçükizsizZiyaretçi Yazar | |
| Mehmetçik Vakfı |  |
| Türkmen Cephesi |  |
| Basın ve Medya |  |
| Bağlantılar |  |
| Arama |  |
| Fotoğraflar |  |
| Bozkurtlar |  |
| Site İzlenimi |  |
Şu ana kadar 766846 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Haziran 2008 | |
| İrtibat |  |
|  |
SEVD??? ?ARKILAR
FİKİR YAZILARI
TÜRKİYE'DE KRİZ
BOP ile Türkiye'nin sınırlarına dayanan iki coğrafya Orta
Doğu ve Kafkasya/Orta Asya a büyük bir dönüşümün içine sokulmaya çalışılırken
ülkemizde ağır bir krizden geçmektedir. 1991'den bu yana süren bu ağır kriz
politik, ekonomik, toplumsal, kültürel, askeri ve kimlik alanlarını
kapsamaktadır. Irak savaşının bölgesel sonuçları bir yandan Avrupa Birliğine
giriş süreci, diğer yandan ülkemizin karşı karşıya olduğu kriz sürecini daha da
ağırlaştıracaktır.
Krizin yarattığı en büyük tahribat, yurttaşların yürekleri ve beyinlerinde,
yaşanmakta, insanımız; ülkesine, devletine, geleceğine ve kendisine olan
güvenini yitirmektedir. Türk devleti ve halkı bir irade zaafı süreci
içerisindedir. Genel bir kötümserlik ve yılgınlık havası, Türkiye'nin üzerini ve
Türk insanının yüreğini kaplamıştır.
Gençler, işadamları, gittikçe artan sayıda insan Türkiye'nin geleceğine umudunu
yitiyor. Ülkemiz son yirmi yılda ekonomik anlamda zorunluluklar, yanlış
uygulamalar, doğal felâketler ve soygunlar neticesinde yüz milyarlarca Dolar
kayba uğramıştır: PKK ile verilen mücadelede harcanan büyük meblağlara ek
olarak, Gümrük Birliği'nden kaybımız 74 milyar Dolar, Körfez Krizi sonrasında
hesaplanabilir kaybımız 44 milyar Dolar, bankalardan hortumlanan paralar 40
milyar Dolar, büyük depremde harcanan milyarlarca Dolardır. 1965'ten bu yana
sosyal güvenlik sistemi kötü yönetimden dolayı birleşik faiz üzerinden 179
milyar Dolar zarar etmiştir.
Ancak mevcut krizi daha da ağırlaştıran Türkiye Cumhuriyeti devletini yöneten
iktidarın milli kimlik krizine girmiş olmasıdır. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın politika ve açıklamalarında, bu milli kimlik krizi kendisini en somut
şekilde ortaya koymaktadır. Ulaşılan aşamada Erdoğan'ın milli kimlik krizi
Türkiye için bir milli güvenlik sorununa dönüşmüştür. Erdoğan siyasal
kariyerini "Türk-olmamak" üzerine kurmuş bir siyasal liderdir. Erdoğan'ın
kendisini anayasanın anladığı anlamda Türk olarak görmekte zorlanmasının
maliyeti, Kıbrıs ve Irak'da gayet açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.
Erdoğan, Türkiye'yi bir etnik mozaik olarak görmekte ve Türkleri de Türkiye'de
yaşayan etnik gruplardan birisi olarak değerlendirmektedir. Bundan dolayı,
"hakim kültüre karşıyız" diyerek, Türk kültürünün hakim kültür olmasına
karşı çıktığını açıklamaktadır.
Sonuç olarak yaşanan ağır kriz, Türk siyasal ve bürokratik elitinin Türkiye'ye
yönelik tehditleri tespit etme ve mücadele de ya yetersiz kalmaları ya da
gaflet, dalalet veya ihanet içinde olmasından dolayı Türk devleti ve halkı bir
irade zaafı süreci içindedir. Bu umutsuzluk atmosferinin yabancı psikolojik
operasyon odakları ve onların yerli işbirlikçileri tarafından da beslendiğini ve
Türk insanına, bir yenilmişlik ve umutsuzluk atmosferinin aşılandığı
görülmektedir.
Oysa biz Türklerin yenilmişlik ve umutsuzluk duyguları içinde olmamızın hiçbir
nedeni yoktur. Bizim kendimizle, yani Türklerle ilgili analizlerde aklımızda
tutacağımız ilk gerçek, Çinliler ile birlikte tarihin en kıdemli iki ulusundan
birisi olduğumuz hususudur. Türk ulusu, Avrupa-Asya-Afrika'dan oluşan "Dünya
Adasında" büyük bir dinamizm göstererek yaşamış, 85 milyon kilometre kare olan
bu dev coğrafyanın, 55 milyon kilometre karesini tarihin değişik dönemlerinde
yaşam ve egemenlik sahası haline getirmiştir. Bu milletin unsurları halen
Kamkaçya yarımadasından Kosova'ya uzanan uzanan binlerce kilometrelik
kilometrelik bir alanda yaşamaktadır. Tarihimiz ve tarihimizin sahip olduğu
jeopolitik, bu umutsuzluğun ve yılgınlığın haklı olmadığını göstermektedir.
Tarihimize bakar ve onu anlar isek, bugünü hakkı ile kavrarsak, geleceği doğru
görür isek umutsuz, yılgın olmak için hakkımızın olmadığını gayet iyi anlarız.
21. yüzyılın başı gerek Türkiye gerek dünya Türklüğü için 18. yüzyıldan buyana
en şanslı geleceğinin en parlak olduğu yüzyılın başıdır. 1701'de 18. yüzyılın
başında, Karlofça'nın üzerinden iki sene geçmişti, 1801'de 19. yüzyılın başında
Fransız ordusu Mısır'a çıkmıştı. 1901 ise Mondros'un ve Sevr'in habercisi idi.
Oysa, 2001, 21. yüzyılın ve 3. bin yılın başı, son 400 senede Türklüğün en
şanslı olduğu yüzyıldır. 1991, Türklüğün Sakarya önünde duran geri çekilişi
şimdi dünya Türklüğü içinde gerçekleşiyor ve Kazan önünde 440 sene önce başlayan
geri çekilme durmuştur. Türkistan, Kazan, Azerbaycan'da bütün Türk dünyasında
Türk milliyetçiliği ateşi tekrar yanmaya başlamıştır. Şimdi sıra, Türkiye'de
Türk milliyetçiliğinin ideolojik, politik vee ahlaki bir diriliş yaşayarak
Türkiye'nin içine girmiş olduğu ağır ve yaşamsal bir tehdit haline dönüşmüş olan
krizi aşmasına öncülük etmesine gelmiştir. Türk milliyetçilerinin önümüzdeki on
yılda stratejik hedefi hırpalanan ve yıpranan Türkiye Cumhuriyeti milli
devletini tekrar kurmaktır. Gelecek 30 yılda ise Türk devletlerini dünya
siyasetinde bir güç faktörü haline getirecek Türk Liğinin kurulması Türk
milliyetçilerinin stratejik hedefi olmalıdır.
3. bin yılın başında Türklüğün jeopolitiği yeniden tanımlanmak zorundadır. Amaç
ne Asya'ya dönüş, ne de Avrupa'da yok oluş ve teslimiyettir. Hedef, Asya ve
Avrupa'da sağlam bir zemine basan Türk Dünyası jeopolitiğidir. Bunun
gerçekleşmesi ise, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisi olan Türk
milliyetçiliğinin kendisini ideolojik ve politik bir program yenilenmesinden
geçirerek topluma en ileri ideolojik olarak önderlik edebilmesine ve Türkiye
Cumhuriyeti'ni yeniden inşa edebilmesine bağlıdır.
Prof. Dr. Ümit Özdağ
GERİ
|  |
| Gökbayrak |  |
| Başbuğ |  |
| A. Türkeş Vakfı |  |
| İnancımız |  |
| Kuran Dinle |  |
| Hadis |  |
| Ülkücü Şehitler |  |
| 9 Işık |  |
| Ozan Arif |  |
| Türkiye Enstitüsü |  |
| Ümit Özdağ |  |
| Milli Davalarımız |  |
| Anket |  |
| Ocak |  |
| Günün müziği |  |
|

MÜZİK DİNLE
| |
| ARŞİV'DEN |  |
| 
|