
Önce yerlerin ve göklerin gerçek sahibi yüce Mevla'nın
selamı ile sözme - yazıma başlamak istiyorum.
SELAMÜN ALEYKÜM GÖNÜLDAŞLARIM, CAN KARDAŞLARIM.
Allahın rahmeti ve bereketi sizlerin üzerine olsun. Ben;
Bekir Akoğul.
Peki ; Bekir Akoğul KİMDİR..?
Bekir AKOĞUL 1977'den beri gurbette yaşayan ve hayatında
yaptıklarından hiç utanmayan, sıradan bir Türk evladıdır. Yıllardır çeşitli
işlerde çalışan, zamanı geldiğinde kendi çapında acizhane ticaretle uğraşan ve
insanlarla içiçe olup, insan gibi insaları çok seven, Allah'tan, Din'den,
Vatan'dan ve Bayrak'tan asla ve asla taviz vermeyen, durumuna devamlı şükreden,
kanaatkar birisidir.
Bekir Akoğul hayatına hep şu üçgeni kılavuz etmiş, hep bu
ışıkta ilerleyip yürümüştür:
1. Allah'ın ayetleri.
2. Hadisi şerifler.
3. Ata sözlerimiz ve sevdiği - saydığı büyüklerinden aldığı altın değerinde
nasihatlardır.
Bekir Akoğul islamiyeti iliklerine kadar yaşayıp, yaşamaya da
son derece özen gösteren, "rızk Allah'a aittir" diye dünyalık için asla ve asla
hiç bir kuluna eğilmeyen, inandığı doğrulardan kesinlikle taviz vermeyen, onun
için de gerçek dostu çok az olup, çokca düşmanları olan birisidir.
Bekir Akoğul; hayrın ve şerrin cenabı ALLAH'tan geldiğine tam
inanan, "cenabı Allah ne isterse o olur, Allah ne isterse o olacaktır" deyip;
kesip atan, Allah'a tam inanıp iman eden, dostundan ve düşmanlarından gelecek
olan her türlü zarara, tehditlere gülüp geçen, her an imtihanda olduğunu asla
unutmayıp; Allah'a hep yakın olup; "Yarabbi sen nedersen o olur, sen nasıl
istersen o şekilde olmak zorundadır" deyip, sadece Allah'tan ve birde
sevdiklerine ve topluma karşı yanlış anlaşılmaktan son derece korkan birisidir.
Bekir Akoğul'un İslamiyet yaşantısı birilerinin İslamiyet
anlayışı gibi ılımlı, uygar, aydın, diyalogcuların kendilerini tarif ettikleri
gibi değildir. Zira herşeyden önce, Yüce Dinimizi kendine benzetmeye kalkanlara
çok kızıp, aksine kendilerini Dinimizin emrettiği şekilde yaşamaya özen
gösterenlerdendir.
Bekir Akoğul' "Elhamdülillah Müslümanım" diyen,
Müslümanlığı en büyük şeref bilen, Türk olmakla gurur duyan, aynı zamanda hiç
bir milleti de mensubu olduğu, Türk milletinden aşağı görmeyen; Osmanlı'nın
torunu olmaktan da son derce şeref duyan, haramı haram bilip, helali helal
bilen, ticaretle uğraşırken bile haramla - helali kendi menfaat ve çıkarları
için asla karıştırmayan, hele emanete asla ihanet etmeyip, "haram yiyen azar
haram insanı azdırır, Helal helaldir" diyen, verdiği sözün arkasında herzaman
adam gibi duran birisidir.
Bekir Akoğul, ''Başbuğ Alparslan Türkeş"i ve
''Atatürk"ü gerçek seven, şanlı şerefli ordumuza herzaman güvenen,
beş vaktinde geçmişimize dualar eden, "herşeyden önce vatan gelir" diye;
Vatana son derece sahip çıkan; "Vatanı olmayanın dini de, namusu da
olmaz", deyip Türk ordusuna zere kadar toz kondurmayan, geçmişine vefalı,
geleceğine sevgili, aynı zamanda kalleş olduklarına inandığı için AB ve ABD'ye
sonuna kadar karşı olan, bunlarla işbirliğin her türlüsüne kayıtsız şartsız
HAYIR diyen birisidir.
Bekir Akoğul, Türk olamaktan gocunup, "Türkiyeliyim"
diyenlere, alt kimlik üst kimlik, alevi - sünni, laz - çerkez - Türk diye,
insanları ayırmaya kalkanlara, son derece karşı olan birisidir.
Zira "neslini inkar eden hiçtir aslını inkar eden piçtir"
sözünün doğruluğunda, Türk olup insanların kafasına nifak sokmak için
"Türkiyeliyim" kavramını ortaya atanlara hep buğuz eden ve herfırsatta o
çakallara son derece karşı olup, göğsünü gere ''TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR, Ne Mutlu
Türküm diyene" diyen, birisidir.
Eğer üstünlük aranacaksa sadece hadisi şerifte
belirtildiği gibi Takva'da arayıp, Türkiye'de yaşayan herkesi Türk kabul eden,
Türklük'ten rahatsız olup aksini iddia edenlerinde ''özgür bırakıp'' kendisini
Türk hissetmeyenleri, Türklüğe karşı alerjisi olanları, bu Başbakan'da olsa
çoluğunu - çocuğunu, yanına katıp istediğikleri memlekete gitmesinden ve hatta
derhal gönderilmesinden yana olan, aynı zamanda her türlü etnik bölücülüğe ve
bölücülere son derece karşı olan biri sidir.
Bekir Akoğul, dört büyük Halife'nin yaşantısından çok
etkilenen ve Hz. Ebu Bekir Efendimizin, Peygamber Efendimiz (sav),e olan
sadakatını hep kendisine ışık seçen, aynı zamanda Hz. Ebu Bekir Efendimizin
''Bana bir harf öğretenin kölesi olurum'' demiş olduğu sözünü hiç
unutmayan, bu davada ne öğrenmişse çağımızın ''Dede Korkutu; Yunus Emremiz; ve
Yol başcımız ''Ozanımız, Ozan Arif'ten öğrenmiş olan birisidir.
Bu bakımdan ''Ozanım bize - bana, hakkınızı helal edin,
biz - bizler, sizin hakkınızı asla ödeyemeyiz en azından ben ödeyemem",
diyen ve bunu kimler ne anlarsa anlasın, nasıl anlarsa anlasınlar, bu gerçeği
söylerken hiç bir menfaat ve çıkar gözetmeden sadece Allah rızası için, bir de;
Halife'nin örnek sözünü kendisine ışık seçtiği için, bu ışık doğrultusunda her
ortamda söyleyip bu gerçeği anlatmaktan da son derece şeref duyan, birisidir.
Bir gerçek daha ver ki, Ülkücülüğü ile iddialı, az olan
dostlarının söylediği gibi ''samimi'' ve "vefalı"...
Ve malum;
Uyumayan birisi...
19.06.2008